Çarşamba, Ocak 23, 2008

filler - III

yavaşça havalanıyorum. kucağına oturduğum için yerinden kesilen ayaklarım yerdeki gölgesine son bakışını atıp seninle ya da sensiz türkülerine çifte folklorik gerdanlar kıvırıyor. hoplata hoplata gümlemeyi unutturduğun kalbim sahil kasabalarının romantik metinlerdeki kılıfına baş kaldırıyor. kalkan baş inen baş gibi okşanma yoksunu değildir öyle değil mi?

beni alnında kurduğun gizli çadıra neden çağırmadın?
altınıza bir siyah j çekip tırnak kirlerinizle büyük a yapmaya çalışırım diye mi? içinden çizgiler geçmez miydi o a'nın, ne sandınız beni?

bana bir koltuğa bacağı bacağının üzerine atılmış olarak bırakımış adamın aklından neler geçtiğini söyleyebilir misin? o da beni unutuyor. sakallarını çeken ruhani alıntım şöyle diyor:

- kemiklerimi donduran ve ayaklarımın üzerinde durduğu kayayı sallayan (böyle bir mutsuzluk çığlığını kulağıma taşıyan güçlü ses dalgalarının içime işlemesi sonucu sallanan meğerki ben olmayayım) bir iç çekme, toprağın derinliklerine yayıldı: bir çığ gürültüsüyle denizin derinliklerine daldı balıklar.- *

anlamıyorsun. kurbağa zıplıyor, kaplumbaa geri geri gidiyor, taze yapraklar ağaca tutunuyor, denizler yeşeriyor, yeşil kitap elimden kayıyor; gene de anlamıyorsun. gitmeden evvel, sakalını, sırıtışını, ellerini, botlarını bırak ve kendini giyindiğin gömleğine gömerek git buradan.


* maldoror un şarkıları/lautreamont

Hiç yorum yok:

denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez .