Cuma, Ekim 10, 2008

bir dir bir

Bir aşkı unutmak için sardırtıyorsun bedenini. Memenin leğen kemiğinin hizasına ters bakabilmesi ve boynunun inceliği bu konumda çok önemli. Çiçekler sana uzak ve kara seni sarmış olanın adı. Bir aşkı unutmak için senin yaptığın gibi değil de biz yol arşınlıyorduk. Bir süre sonra bir yola bakıyor ve o yolda arşına ayak diyorduk. Kaç ayaktı onu unutmak düşünüyor ve çoğulluğumuza kırıtıyorduk; leğen kemiğin bilir bu kısmı, kaşların bilmez. Onlar ufuk çizgisiyle denk bir paralelde uzayıp gidenler.. bir aşkı unutmak için biz çoğullaşıyor sense sarılıyorsun, tek oluyorsun ve bizim bağımlılığımıza karşın senin bireyliğin canımızı okuyor. Bir cümle insan biz kelime edemezken sen cümle üstüne cümle kurup noktalama işaretlerinle söndürüyorsun bizi geceye.

Sağlık olsun canının içi, sağlık bizi beter etsin ki sağlık olsun;

Buuu biiir ooolaaaan o!


Bir teni unutmak için güneşte kızarıp soyulacağın anı düşlüyorsun bu arada. Vücudunun bütün atıp atabileceği bu. Elimizden sana kikirdemek gelse de bütün yapabileceğimiz seni seyretmek, seslerimiz senden bağımsız cümlelere köle olsa da. Nasıl iyi soyulabildin mi bari? Sana tapıyoruz, bizi örgütleyebilen ancak bu güdü. Sana duacıyız! Aminlerine elemci; arkandan bin türlü duygusal çukur kazıyoruz. Düştüğünde orada olmayacağız kalktığında yeniden olacağız.


Bir ölümü unutmak için gözlerimin içine bakıyorsun. Beni bütün bizlerimden söküp aldığın yetmiyor, gözlerini gözlerime bırakıp upuzun bir tatile çıkıyorsun. Bir ölümü unutmak diyor buna densizler. Ay kikirdemiyor güneş ısıtmıyor; file dönüyoruz fil bize. Haşır huşur ormanın haşır huşuru yaprağa yediriliyoruz. İnek suyu içse de bir damla su olup camdan akıyoruz.. ben, yeniden biz oluyoruz.

Kelime oyunlarından yorgun düştük “oluyorum/z” yazamıyoruz..

Hiç yorum yok:

denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez .