Pazar, Şubat 27, 2011

#1

sen kimsin?

sadece bir başkası.

odaya girdiğimde bütün duygularını yere yığmış, parmak uçlarında dans eden bir kadın figürüne dalmıştı. müziğin empirmiş dokusunu avuçlarında hissetmek için aklını buradan çok uzaklara bir Londra öğleden sonrasına emanet edip öyle düşmüş gibiydi, kendinden söktüğü iplikleri parmaklarının arasında top ettiği dans eden kadın figürünün önüne. ayaklarımın basabileceği hiç bir yer kalmadığından odaya duygularımdan yaptığım ayaklarımın üzerinde yükselerek girmeye karar verdim. üzerimden dökülen anılara, şehvet parçalarına, okullardan arakladığım yabancılık hislerine, mezarlıklarda üzerlerine basıp geçtiğim hayat gailelerine aldırmadan ona ulaşıp yanına oturmamı seyretti. görebildiğim kadarıyla dua kitaplarından fırlamış dualar odanın dört yanına dağılmış ama odadaki ağır sperm kokusunu bastıramamıştı. bir süre öylece oturduk.. geçen süreyle ters orantılı bir yükseklikte, yerden ve kokudan çok uzakta havayı kavradı ardından kalçalarımız. bana kalırsa daha önce de şimdi de hiç kımıldamamıştık.

Hiç yorum yok:

denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez .