kahretsin. zaman çok değişti okuyucu; etrafının kendinden örülü eşrafı yerlere yığılıp yığılıp ölü balık taklidine geçeli. çok değişti. şimdi elinde evirip çevirdiği zamanlar geliyor aklıma (kimin) ve başı dönmüş zamanın (yerinde kim olsa başı dönecekti olan zamanın) aynı ellerden kayıp düşüp kırılması imgesini tek öpücükle yok edecek dudakların (yok edecekti dudakların -yığıntısında bir fili-) gerçekliğiyle yüzleşen teni. tenim. göbek deliğimin hemen altına attığı kesikle sökülmüş tenimi ince ince işlediği tenimiz. işlenmişliğimiz. çenemi iki parmağının arasına alıp kendine yaklaştırırken bütün dış kuvvetimle bölünüp çoğalamadığım, kaçmamalarım, sırıtıp kalışlarımla yıktığım (o en güvendiği yerim: kederim.) o en güvendiği dilim: hayırlarım..
kahretsin. kendinden "yeterince" uzaklaşılmayan her nesne gibi o da bırakacak kendini seyrin görkemine. "yalvarırım öpme beni" bakışlarından "ben derken? ben kim?"lere savrulduğum iki parmağının arasına sıkışmış "zaman" kahretsin. kendisinden "yeterince" uzaklaşılmayan her nesne gibi peşime düşüreceğim onu, dalıp gitmişin ıssızına. "if you like your coffee hot / let me be your coffee pot" bakışlarından "if I was scared, I would / and if I was pure, you know I would / and if I was yours, but I'm not" lara savrulacak iki dudağının arasına sıkışmış "adım" kahretsin.
parmaklarıma dolayıp dolayıp rüzgarda kaybolup gidişini izlediğim iplik gibi. işaret parmağımı kaldırdığımda yok olacak olan gibi.. gibi.
2 yorum:
iyi. hala hayattasın.
yok ya, bana bi şey olmaz. merak etme.
Yorum Gönder