pat pat
keder; patlatılıyor.
elleri, içindeki fındığa kapanmış, sulak bir
fırtına bu.
elleri, içindeki fırtınadan darmadağın sulak bir
yüz bu.
"eşelenir elbet"
"oyulur o sözler"
"dillenir belki eşelenmiş oyun"
"bir sözü vardır onun-eşelenmiş oyunun"
gıy gıy
bu oynaşan kimin yayı?
o ayaklar...
dans eden yollarda dümdüz bir çığlıkmış,
onlar mı?
yayılıyorsun -sen mi?- tırnaklarıma,
hiç de sarı olmayan bir benzin hastalığı gibi.
dışarıdan görünüyorsun.
içime giriyorsun.
dışarıdan görünüyorsun.
içime giriyorsun.
gıy gıy;
pat !
(düşeceğim belindeki mavi buluttan...)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder