Perşembe, Ağustos 31, 2006

elleri

pat pat
keder; patlatılıyor.
elleri, içindeki fındığa kapanmış, sulak bir
fırtına bu.
elleri, içindeki fırtınadan darmadağın sulak bir
yüz bu.
"eşelenir elbet"
"oyulur o sözler"
"dillenir belki eşelenmiş oyun"
"bir sözü vardır onun-eşelenmiş oyunun"

gıy gıy
bu oynaşan kimin yayı?
o ayaklar...
dans eden yollarda dümdüz bir çığlıkmış,
onlar mı?

yayılıyorsun -sen mi?- tırnaklarıma,
hiç de sarı olmayan bir benzin hastalığı gibi.
dışarıdan görünüyorsun.

içime giriyorsun.
dışarıdan görünüyorsun.
içime giriyorsun.

gıy gıy;
pat !
(düşeceğim belindeki mavi buluttan...)

Hiç yorum yok:

denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez .