Cumartesi, Mart 18, 2006

kişisel ısınma-III

Masallara bereket kuraklığında yazmaya utanan bir zihin körü varmış. Algısı öyle kör öyle çıkmaz bir bahtmış ki sözü kendine esir bir tapınak sanırmış ebesinin zavallı yazgısını. Ebesi bir tarafa doğurganlığına kanıt bir alkol duvarı varmış. Söylenmiş: “sese ses, öfkeye öfke. Kaç kere kurudu ki bu dudaklar, bir yudum alkol diye” kurak iklim aracı, simülatif bir bilek olmuş önce yıkılan sonra susan...

Şimdi sana bakarken diyen göze denk bir göz var üzerimde bana yaşlıca eğilen. Dilimde masal şişemde su soruyorum masalımı kim çaldı diye.

Kurumuşsa kurumuş, o kadar yabanıl değil ya öfke. (höfkee aslında)

Hiç yorum yok:

denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez .